Ankara Çıkışlı Büyük Doğu Turunda sizleri muhteşem doğal güzelliklerin beklediğini biliyor muydunuz? Tur kapsamında gezip göreceğiniz ve keşfedeceğiniz yerleri tanımak, hakkında fikir sahibi olmak istiyorsanız doğru yerdesiniz.

Ahlat Selçuklu Mezarlığı Harabe Şehir
Doğu Anadolu bölgesinde görmeye başlayacağınız ilk yerlerden biri, Bitlis ilinin Ahlat ilçe sınırlarında yer alan Selçuklu Mezarlığıdır. İsminden de anlaşıldığı üzere Selçuklu devletine aittir. Ortaçağ Türk mimarisi mezarlarını içeren bir açık hava müzesidir. Mezarların çoğu yıkılmış vaziyette olan 1400 adet mezar taşı bulunmaktadır. En büyüğü 3.5 metre büyüklüğündedir. Mezarların üzerinde ejderha başları, geometrik şekiller ve palmetler gibi çeşitli motif ve süslemeler ile karşılaşacaksınız. Ahlat Selçuklu mezarlığının arkasında yer alan Harabeşehir çok etkileyici kalıntılarıyla sizi bekliyor. Ana oda tavanında Budist etkilerle 2 Tavuskuşu taş kabartmasıyla İlhanlılar döneminin eseri. Ahlat Selçuklu mezarlığının arkasında yer alan bu mağaralar kalenin mamur olduğu dönemlerde askeri mühimmat depoları ve soğuk hava depoları olarak kullanılmışlardır. Harabeşehir'deki Yapay mağaralar tek ve iki katlı oyuldukları gibi, bazıları ise galeri tarzında oluşturulmuş olup bu galerilerin nerelere kadar uzandığı henüz araştırılmamıştır. Mağaraların bazıları yan yana veya arka arkaya sıralanmış iki üç odadan oluşmaktadır. Yuvadamı Köyü civarında doğal ve yapay mağaraların yanında kayalara oyulmuş nişler, sunaklar, kaya mezarları yörenin tarihine ışık tutacak önemli maddi kültür belgelerine sahiptir. Bu bölgeleri gezdikten sonra hem dinleneceğiniz hem de yemek yiyip birşeryler içebileceğiniz, Paşahan Cafe&Restauranta gelmelisiniz. Bitlis'in tarihi dokusunu yansıtan Hüsrevpaşa Hanı'ın tarihi dokusuna uygun olarak restore edilip cafe&restauranta dönüştürülen çok sevilen bir mekandır. Sizler de bu mekana bayılacaksınız.
![]()
Van Kalesi Akdamar Kilisesi
Tur devamında gideceğiniz, Akdamar Adası, Türkiye'nin Van ve Bitlis illeri arasında bulunan Van Gölü'nün içinde yer alan ikinci büyük adadır. Adanın güney doğusuna kurulmuş olan kilise, mimari açıdan Ortaçağ Ermeni sanatının en parlak eserleri arasında sayılır. Kızıl andezit taşından inşa edilmiş olan kilisenin dış cephesi, alçak rölyef şeklinde işlenmiş zengin bitki ve hayvan motifleriyle ve Kutsal Kitap'tan alınma sahnelerle bezenmiştir. Kilise bu özelliğiyle de Ermeni mimari tarihi içinde eşsiz bir konuma sahiptir. Akdamar Adasının içinde bulunan Akdamar Kilisesi, diğer isimleriyle Ahtamar Kilisesi, Surp Haç Kilisesi veya Kutsal Haç Katedrali Türkiye'nin doğusunda, Van Gölü üzerindeki Akdamar Adası'nda yer alan bir kilise. Yıllar boyunca bakımsız olarak kalan kilise 2005-2007 döneminde Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde, Türkiye Ermenileri ve komşu Ermenistan ile ilişkilerin geliştirilmesine yönelik bir adım olarak, 1.5 milyon dolar harcanarak restore edilmiştir. Van Kalesi, Urartu Krallığı tarafından kütle halindeki taştan yaptırılan ve Urartu başşehri Tuşpa'yı kuş bakışı gören bir istihkam yapıdır. Van Gölü kıyısında olup, Van şehrine 5 km uzaklıkta bulunan bu kale sarp bir kayalık üzerine inşa edilmiştir. Bu tarihi yapıyı panoramik olarak göreceksiniz ve tarihine şahitlik etmiş olacaksınız. Van'a gidip de Van Kedisi Evi'ni görmemek olmaz dediğinizi duyar gibiyim. Çağlar boyunca, insanların dikkatini üzerine toplamış kedilerden ipeksi beyaz kürkü, değişik gözleri, mükemmel avcılığı ve suda oynamayı sevmesiyle en fazla ilgi görenlerden biri de Van Kedisi’dir. Van yöresinde, Van halkı tarafından kediye “Pişik” denir. Van kedisi, yöre halkı tarafından yalnız bir süs kedisi veya fare ve böcekleri avlaması yanında, bir dost ve ailenin bir bireyi olarak kabul edilir. Van kedisinin eskiden yaz aylarını dağlarda, kış aylarını ise evde geçirdikleri söylenir. Büyük Urartu Müzesine geldiğinizde; Urartular, Roma, Bizans, Selçuklu, Akkoyunlu ve Karakoyunlu ile Osmanlı dönemlerine ait eserler, sikkeler ve Van halk kültürüne ışık tutan etnografik eserler göreceksiniz. Bu muhteşem yerleri de gezip görüp keşfettikten sonra Van Gümüş Atölyesinde dilerseniz sevdiklerinize gümüş işlemeli değerli takılardan, süs eşyalarından alabilir, kendinizi de mutlu edebilirsiniz.

Muradiye Şelalesi İshakpaşa Sarayı
Muradiye Şelalesine geldiğinizde, Tendürek Dağı'ndan beslenen Bend-i Mahi Çayı üzerindeki görkemli Muradiye Şelalesini göreceksiniz. Muradiye, ilçe sınırlarında yer alır. Van şehir merkezine 80 kilometre uzaklıktadır. Şelale adını Bağdat seferine çıkan Osmanlı Padişahı IV. Murat’tan almıştır, yüksekliği 18 metredir. Şelalenin karşı tarafında ki alan ise yöre halkı tarafından rekreasyon alanı olarak kullanılmaktadır. Şelaleyi İzlemesi bile size huzur verecektir. Sonrasında göreceğiniz Tendürek Dağı, Türkiye'de Doğubayazıt ile Çaldıran arasında bulunan volkanik bir dağ. Büyük Tendürek (3533 m) ve Küçük Tendürek (3291 m) adlı ikiz volkanik koniden oluşan, belirgin koni ve kraterlere sahip, kuvaterner yaşlı, fazla koni ve kraterin bulunduğu bir stratovolkandır. Kraterler çevresinde fazla bitki örtüsü bulunmaz. Dağın kuzeydoğusunda Doğubayazıt Ovası, güneyinde Çaldıran Ovası yer alır. Doğusunda İran toprakları bulunur. Dağın güneyindeki taşlık yamaçlarda dağ stepleri bulunur. Otlatma baskısının azaldığı yerlerde kısa çalı toplulukları görülür. Türkiye’nin en yüksek doruğu olan Ağrı Dağı (5137 metre) yüksekliği olan sönmüş bir volkandır. Doğu Anadolu Volkan dizisi üzerinde yükselen bu dağ Türk, İran ve Ermenistan sınır kavşağında yer alır. Görmek için sabırsızlandığınızı hisseder gibiyim. Daha sonra göreceğiniz, İshak Paşa Sarayı, Ağrı Dağı'nın yakınında, Doğubayazıt'ın 5 kilometre uzağında bulunan bey kalesidir. 116 odalı sarayda türbe, cami, surlar, iç ve dış avlular, divan ve harem salonları, koğuşlar bulunur. Gezerken şaşkınlık içerisinde kalacağınız ve hayranlık duyacağınız saray, Türkiye'nin çok değerli eserlerinden biridir.

Kars Kalesi Çıldır Gölü
Çıldır Gölü, Ardahan ve Kars il sınırları içerisinde kalan göl, 123 km2 alanı ile Doğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük tatlı su ve en büyük ikinci göldür. Deniz seviyesinden 1959 metre yükseklikte bulunan gölün en derin noktası 42 metredir. Yılın dört mevsiminde yapılabilen balıkçılık yöre halkı için önemli bir ekonomik gelir kaynağı teşkil etmektedir. Gölde balıkçılık önemli bir insan aktivitesi olup, kışın buz tutan gölde kalın buz tabakası kırılarak balık avlanmaktadır. Kars’ta gezilecek olan yerlerin belirlenmesinde de ilk sırada Ani Harabeleri yer aldığını görüyoruz. Bu noktanın ülkemizin en önemli antik yerleşim yerlerinden bir tanesi olduğu da söylenir. Farklı medeniyetlerin bulunduğu ve geçiş noktası olarak tabir edilen Ani Harabeleri; genel olarak siz değerli misafirlerimizin muhakkak ziyaret etmeleri gereken noktalar arasında yer almaktadır. Tur akışına göre göreceğiniz, Kars Kalesinin dış cephe surları kesme bazalt taştan yapılmış olup yük istinat duvarları ile çevrilidir. Üç büyük kapısı bulunmaktadır. Bunlar; Çeribaşı kapısı, Kağızman kapısı, Behram Kapısı veya Bayrampaşa kapısıdır. Dilediğiniz kapılardan geçerek bu tarihi kaleyi hayranlıkla dolaşacaksınız.
Turun son gününde; Erzurum'un sembollerinden biri olan Çifte Minareli Medrese'yi göreceksiniz. Bir kitabesi olmadığı için, yapılış tarihine ilişkin net bir bilgi bulunmamaktadır. Selçuklu Sultanı Alaattin Keykubat'ın kızı olan Hundi Hatun veya İlhanlı hanedanlarından Padişah Hatun tarafından yaptırılmış olma ihtimalinden dolayı "Hatuniye Medresesi" de denilmektedir. Erzurum Ulu Cami, Türkiye'de Erzurum ili, Yakutiye ilçesinde bulunan ve şehrin en eski, en büyük camisi olma özelliğini taşıyan camidir. Caminin beş kapısı vardır. Kapılardan ikisi doğuda, üçü de kuzeydedir. Kapıların hiçbiri bir diğerine benzememektedir. Doğudaki ilk kapının her iki yanında da birer mihrapçık olup, kenarına 1860 yılında yapılan onarımın kitabesi yerleşik bulunmaktadır ve Caminin üç kubbesi vardır. Bin yıldır Türk-İslam medeniyetinin yaşandığı ve yaşatıldığı Erzurum'da 11 taş ev ile bir hanın birleşimiyle oluşturulan Erzurum Evleri, mimarisi, sergilenen antika eşyaları, sunulan yöresel lezzetleri ile siz değerli misafirlerimizin dikkatini çekmektedir. Gezerken kendinizi hayali bir şehirde tur atıyormuş gibi hissetmenizi sağlayan Erzurum evleri değerli bir geçmişe de sahiptir. Yakutiye Medresesini gezeceğiniz zaman bu bilgilere ihtiyacınız olabilir; İlhanlı hükümdarı Olcaytu zamanında Emir Hoca Cemalettin Yakut tarafından 1310 yılında inşa ettirilmiştir bir medresedir. Kapalı avlulu, eyvanlı ve revaklı medrese tipinin Anadolu’daki en büyüğü olup, günümüze kadar iyi korunarak varlığını koruyabilmiş örneklerinden biridir. Ayrıca Erzurum ilinin sembollerinden de biridir. Ünü ülke sınırlarını aşan Erzurum'da Oltu Taşı Çarşısı, Oltu taşı zor bulunan bir maden olması ve takıya dönüşürken el işçiliğine dayalı emek yoğun olmasından dolayı çok kıymetlidir. Erzurum'un Oltu ilçesinde yerin metrelerce altından çıkarılarak el emeği göz nuru takı, süs eşyası ve tespih yapımında kullanılan Oltu taşı, ilçede kurulmuş olan çarşıyla beraber ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Turunuzu Erzurum'da geçireceğiniz serbest zaman ile sonlandırabilirsiniz.
Ankara Çıkışlı Büyük Doğu Turu için, ayrıntılı tur rehberine buradan ulaşabilir turumuzun aşamalarını inceleyebilirsiniz.